Kayıtlar

PPPI'da Şampiyonluk Çıkmazı: Şatafatlı Geçmişin Sancılı Mirası

Resim
Son yirmi yılda geleneksel olarak kamu tarafından yapılan ve yönetilen hizmetlerde özel sektör bir hayli ön plana çıktı.  Özel sektör yollar, köprüler, tüneller, santrallar, hastaneler yaptı ve işletmelerini de üstlendi.  Bunlara ilaveten enerji dağıtım ve telekomünikasyon gibi kamu sahipliğindeki bazı hizmetler tüm varlıklarıyla birlikte özel sektör işletmelerine devredildi.  Bu işlemlerin sonucunda esasen kamu hizmeti olan birçok hizmet özel sektör vasıtası ile sunulmaya başlandı. Bu yapılanlara Kamu-Özel Sektör İş Birliği (Public Private Partnership in Infrastructure) deniliyor ve sıklıkla da İngilizce kısaltması PPPI ile anılıyor.  PPPI sadece bizim ülkemizde olan bir hadise değil. Hemen hemen her ülkede rastlanan bir olgu.  PPPI’a özellikle liberalizasyon politikalarıyla ortaya çıkan özelleştirme gayretlerinin tabi bir sonucu olarak bakabiliriz.  Birçok ülkede de özelleştirme ile eşanlı olarak başlamıştır. Özelleştirme ve PPPI’ın fayda ve zararlarına a...

Amerika'da Enflasyon Azdı mı?

Amerika'da son açıklanan enflasyon rakamı, ev fiyatlarındaki artış, artan sanayi üretimi ve bazı faizlerdeki yükseliş FED'in faizleri artıracağı şeklinde tahminlere yol açtı.  Ben konunun bu göstergelerle sınırlı olmadığını ve çok daha geniş bir açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum. Amerika'da bazı sektörlerde önemli fiyat artışları var.  Ama, bu artışların ertelenmiş ve birikmiş talebe karşılık henüz tam organize olamamış, tam kapasiteden uzak ve rekabet şartlarının zayıf olduğu  bir arz durumundan ortaya çıkmış olması da gayet muhtemel bir olgudur.  Zira, özellikle servis sektöründe küçük işletmeler zeminin müsaade ettiği ölçüde  kaybedilenleri telafi edebilmek için fırsatçı fiyat artışların yaptığından da bahsediliyor. Artan harcamalarda bilhassa gayrimenkul talebinde kapanma döneminde yapılan tasarruflar önemli rol oynuyor. Bu tip harcamalar bir kereye mahsus olanlardır. Üretim artışının ise ne kadarı stokları yerine koyma ne kadarı satış için olduğu kon...

Ekonominin Yapısı ve Yapısal Reformlar - II: Ekonominin alt yapısında oluşabilecek sorunlar ve sonuçları

Resim
Geçen yazımda ekonomide yapısal reformların gerektiği konusunda bir ortak kanaat oluştuğu fakat bu reformların içeriği ve kapsamı konusunda yapılan teklif ve tartışmaların herkesin kabul ettiği bir çerçevede yapılmadığına dikkati çekmiştim.  ( https://ahmetsoylemezoglu.blogspot.com/2021/03/ekonominin-yaps-ve-yapsal-reformlar-i.html    Bu noktadan hareketle, yapısal reformların ne olmasına karar verebilmek için ekonominin yapısı hakkında temel bir çerçeve çizmenin  gerektiğini vurgulamıştım.  Bir başka deyişle reformları tartışabileceğimiz bir araca ihtiyacımız olduğunu belirtmiştim.   Bu amaçla ekonominin yapısını alt yapı (yöneten yapı) ve üst yapı (yönlendiren yapı) olarak iki temel parçaya ayırmış ve bu parçaların içerisinde bulunan temel unsurları tanımlamıştım.  Şimdi ekonominin alt yapısına odaklanıp bu yapıda ne gibi problemler olabilir sorusuna cevap arayacağım. Daha önce de anlattığımız gibi ekonominin alt yapısının üç ana unsuru var: ⇒ ...

Ekonominin Yapısı ve Yapısal Reformlar - I

Resim
  " Ekonomide yapısal reformları yapmamız gerekiyor ."  Bu sözleri defalarca ve neredeyse kimimiz yaşamı boyunca iktisatçılardan, siyasilerden, iş insanlarından ve birçok kurum ve kuruluş temsilcisinden defalarca duyduk.  Dolayısı ile yapısal reformların gerekli olduğuna hepimiz inandık.  Böyle olduğu için de değişik zamanlarda ve özelikle ekonomik olarak sıkıntılı günlerde hükümetler “ madem reform gerekli işte reform ” dercesine reform paketleri açıkladılar.  Sayısını bile kestiremediğimiz tüm bu reform paketleri “ ekonomide yapısal reformları yapmak gerekli ” söylemini gündemden düşürmedi.  Peki neden böyle? Bu soruya kapsamlı bir cevap vermeden önce “ ekonominin yapısı ” demekle neyin kastedilmesi gerektiğini iyice anlamamız lazım.  Zira, sorun olarak gördüğümüz her şey bu yapının içerisinde.  Ayrıca, yapısal reformları yapmanın ne denli zor olduğunun ipuçlarını da burada görebiliriz.   EKONOMİNİN YAPISI Dünya ekonomisi ile bütünleşm...

Ücretsiz uygulamaların bedelini kim ödüyor? Robinhood örneği

Resim
Günümüzde hepimiz internet ortamında bize sunulan birçok ücretsiz uygulama kullanıyoruz.  Bunlar arasında çeşitli haberleşme, iletişim ve eğlenceye yönelik uygulamaları sayabiliriz.  Bu uygulamalar ücretsiz olmasına rağmen sahiplerinin mali büyüklüklerinin devasa rakamlara ulaşabildiğini görüyoruz.  Bunları duyduğumuzda ister istemez bu hizmetleri bize ücretsiz sunanların kazancının nereden olduğunu soruyoruz ama çok da üstünde durmuyoruz.  Fakat, biraz araştırdığımız zaman bu ücretsiz gibi gözüken hizmetlere aslında toplum olarak büyük bedeller ödediğimiz ortaya çıkıyor. Bunun en güzel örneği de Amerikan piyasalarında geçen ay yaşanan Gamestop olayında ortaya çıktı (bu olayı daha önce yazdığım Hedge işlemleri, Hedge Fonlar ve Gamestop olayı yazımda anlatmıştım).   Gamestop olayında küçük yatırımcıların ücret ödemeden menkul kıymet alım-satımına imkân veren Robinhood uygulamasının hisse senedinin fiyatları çıkarken alımları durdurması bu uygulamayı tartışma...

Hedge Fonlar, Internette Borsa Manipülasyonu Gamestop Tecrübesi

Resim
Geçtiğimiz Ocak ayında ABD’de Gamestop şirketi hissesinde yaşanan ani fiyat artışları ve bunun sonucunda Hedge fon olarak adlandırılan yatırım şirketlerinin büyük paralar kaybetmesi dikkatleri iki noktaya çekti: a) Hedge Fonların yapısı ve denetimi b) İnternetin borsa manipülasyonlarına çok elverişli bir ortam sağlaması Yukarıda bahsettiğim iki noktayı daha iyi analiz edebilmek için bazı temel bilgileri ve gözlemleri aşağıda izah etmeye çalışacağım.  Hedge Fonlar Hedge fonlar sadece akredite yatırımcı ( accredited investor) olarak adlandırılan kurumsal yatırımcılar (örneğin bankalar, sigorta şirketleri) ve High Net Worth individuals denilen çok zengin yatırımcılara katılabildiği bir yatırım aracıdır.  Katılımın bu denli sınırlı tutulmasının iki temel sebebi vardır: Bu fonların içerdiği riskleri ve maliyetleri değerlendirmek özel ihtisas ve tecrübe gerektirir.  Dolayısı ile bu fonlara ancak bu riskleri anlayacak kabiliyetleri olanların yatırım yapmasına müsaade edili...

Bankalar istediklerine istedikleri kadar kredi verebilirler mi? Kredi Riski, Büyük Krediler, Limitler ve Denetim

Resim
Bankalar dilediklerine dilediği kadar kredi verebilir mi?  Bu konuda kısıtlamalar var mıdır? Yüksek Miktarlı krediler nasıl izlenir ve denetlenir? Bu sorular kredi riskinin yönetilmesine ilişkin en temel sorulardır. Burada bu sorulara gerek bizim ulusal mevzuatımız ve gerekse de uluslararası bankacılık düzenleme ve denetleme normları açısından cevap vermeye çalışacağım. Bankaların yönetmek zorunda olduğu en temel risk kredi riskidir.  Kredi riskini basitçe kredilerin ödeme planında öngörüldüğü şekilde tahsil edilememesi ihtimali diye tarif edebiliriz.  Fakat bu tarif kredilerle ilişkili tüm riskleri izah etmek için yeterli değildir.  Kredi işlemleri birçok başka riski de ihtiva eder.  Bunların arasında aşağıda belirttiğimiz iki tanesi çok önemlidir: Ahlaki tehlikeler ( moral hazzard ) diye tarif edilen riskler Kredi Yoğunlaşması ( credit concentration ) riski Ahlaki tehlikeler ile kastedilen banka yönetimlerinin bulundukları pozisyonu ve yetkilerini kullanarak v...

Ekonomik Verimlilikte Bazı Gelişmeler

Resim
Ekonomik faaliyetlerde kaynakların ne kadar verimli kullanıldığı en temel sorulardan birisidir. Kaynak verimliliği (productivity) hem sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlar hem de ülke ekonomisinin uluslararası rekabet gücünü artırır.  Bu bakımdan tüm ülkeler ekonomik verimliliği izlemeye ve ölçmeye özel önem gösterirler.  Birçok ülkede bazen birden fazla bu amaçla faaliyet gösteren özel ve resmi kuruluşlar vardır.  Ülkemizde de verimliliği ölçmek için yapılan faaliyetlerin kökü 1950’lere dayanır.  1965’de ise bu faaliyetler bağımsız bir kurum olarak tasarlanan Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) çatısı altında toplanır.  Bu kurum 2011 senesinde kaldırılarak Bilim Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde kurulan Verimlilik Genel Müdürlüğüne devredilmiştir.   Uluslararası alanda birçok kuruluş ekonomik verimliliği ölçen veriler yayımlamakta ve akademik çalışmaları desteklemektedir. Bunlar arasında bizim de kurucusu olduğumuz OECD en önemlilerinden birisi...

Banka Yönetim Kurulu Üyelerinde Aranan Şartlar Küresel Standardlar ve Yerel Mevzuat

Resim
Bugün kurumsal yönetim ( corporate governance ) bağlamında banka ve finans kurumlarının üst yönetiminde görev alacaklarla ilgili bazı temel bilgileri vermek istiyorum.   Bankaların yönetim kurulu ve üst yönetim organlarında görev alacaklar hakkında uluslararası kabul görmüş standartlar var.  Ayrıca, bizim yerel mevzuatımızda da uluslararası standartlara paralel olarak getirilmiş kanuni zorunluluklar ve düzenlemeler bulunmaktadır.   Bunları aşağıda özetlemeye çalışacağım: Uluslararası Standartlar .  Bankacılığın düzenlenmesi ve denetlenmesinde gözetilecek uluslararası ilkeleri koyan en önemli kurum Basel Bankacılık Denetleme Komitesidir ( Basel Committee on Banking Supervision ,  BCBS ).  Ülkemizin BDDK ve TCMB ile temsil edildiği bu kurumun ana ilkelerine Basel Ana İlkeleri ( Basel Core Principles ) deniliyor.  Halen 29 adet ana ilke yürürlüktedir. Banka sahipleri ve yöneticilerinde aranan nitelikler bu ana ilkelerin ikisinde bahsedilmektedir...