Kayıtlar

Başlarken

Merhaba, Küresel Ekonomi Düzeni Kurumlar ve Kurallar isimli kitabımın Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmasından kısa bir süre sonra çok farklı çevrelerde ilgi görmesi beni çok memnun etti. Birçok okuyucunun benimle temasa geçmek istemesi ve farklı konularda da sorular yöneltmesi üzerine etkin bir iletişim kanalına ihtiyaç duydum.  Bu blog’u bu amaçla hazırladım.  Umarım yararlı olur. Burada kitapla ilgili konularda sizlerle iletişim içerisinde olurken içinde bulunduğumuz zamana ait konularda da dikkatimi çeken hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.  Paylaşacağım bilgileri ve fikirleri hayatın bana tahsis ettiği pencereden gördüklerimin şekillendirdiği şüphesizdir.  O bakımdan benim penceremi biraz olsun tarif etmek istiyorum. Sivas’tan başlayan ve beni dünyanın muhtelif yerlerine sürükleyen eğitim ve meslek yaşamım sayesinde devasa ekonomik, sosyolojik ve politik problemlerle yüz yüze geldim.  Çok değişik geleneklerden gelen ve farklı coğrafyalarda yaşayan in...

Finans Sektörü Neden Düzenlenir ve Denetlenir?

  F inans sektörü dünyanın her yerinde en fazla ve en detaylı denetim ve düzenlemeye tabi sektördür.   Örneğin, serbest piyasa ve kapitalizmin bayraktarlığını yapan ABD’de finans sektörü dünyanın en karmaşık ve en sıkı denetim sistemi ile yönetilir. Finans sektöründe mutlaka denetim ve düzenleme sistemine ihtiyaç duyulmasının önemli sebepleri vardır.   Bunlar arasında şunları sayabiliriz: a)       Sektörde kimin ve nasıl faaliyet yapabileceğini lisans ve muhtelif müsaadelerle düzenlemek ve denetlemek . Burada sadece bir kereye mahsus lisans vermek kâfi değildir.  Lisans verilen kurumun sürekli şekilde lisans şartlarını yerine getirip getirmediğini denetlemek de gerekir. Örneğin, bir banka veya finans kurumu açmak için asgari bir sermaye gerekir. Ortakların ve yöneticilerin vasıfları konusunda bazı kriterler konur. Eğer, o kurumun zaman içerisinde sermayesi asgari seviyenin altına düşerse veya ortak ve yöneticileri lisans alınırken aranılan ...

GÖTTİNGEN’E NE OLDU?

Resim
Dünyanın en iyi üniversiteleri hangi üniversiteler diye sorsanız birçok kimse MIT, Harvard, Stanford, Princeton, Yale, Oxford, Cambridge gibi üniversiteleri bir çırpıda sayar.   Fakat, doksan yıl önce bu soruyu sorsaydınız cevap Göttingen Üniversitesi olacaktı. Göttingen o günlerde gıpta edilen ve taklit edilmeye çalışılan, dünyanın dört bir tarafındaki en parlak beyinleri cezbeden bir üniversite idi. Harvard, MIT gibi Amerikan üniversiteleri Göttingen ’in eğitim sistemini kendilerine uyarlamaya çalışıyorlardı. Modern fizik, kimya, matematik, felsefe ve hukuk alanında çığır açan çalışmalar Göttingen ‘de yapılmıştır. Gauss, Riemann, Wiener, Möbius, Von Neumann, Cahit Arf, Heisenberg, Klein, Dedekind, Hilbert, Minkowsky, Bohr, Planck, Einstein, Oppenheimer, Fermi, Teller, Koch, Bismarck, Schopenhauer, Habermas, Weber, J.P. Morgan Göttingen ‘de okumuş ve ders vermiş kişilerin sadece bir kısmı. Göttingen muhteşem geçmişi ile en fazla Nobel Ödülü alan üniversiteler arasında 47 ödü...

DÜZENE UYMAK MI DÜZENİ KENDİNE UYDURMAK MI? YÖNETİMDE Mİ YÖNETİCİDE Mİ İSTİKRAR?

  Bir anayasanın zaman içerisinde ortaya çıkacak ihtiyaçları öngörmesi mümkün değildir. Buna mukabil anayasayı değiştirebilmek için gerekli şartlar her zaman her yerde ağırdır.   Bir başka deyişle anayasaları değiştirmek dünyanın her yerinde zordur. Bazı yerlerde ise, örneğin İskandinav ülkelerinde düşünülmeyecek kadar zordur.   ABD anayasasını değiştirmek de imkansıza yakın zorluklar içerir. İngiltere’de ise 1215’ten bu yana böyle bir konu yoktur.   Anayasaları değiştirmek neden böyle zor sorusunun ise tek cevabı vardır: Ortaya çıkan sorunların kurulu düzen içerisinde halledilmesi tercih edilmelidir. Mühim olan düzeni muhafaza etmektir. Bizde tarihsel olarak var olan anayasayı değiştirmek arzusu ve anayasanın sıkça değiştirilebilmiş olmasının yarattığı siyasi kültür ve gelenek yukarıda işaret edilen “düzende istikrar” prensibi ile tamamen terstir.   Bu duruma göre bizim siyasi geleneğimizi “düzene uymak yerine kendine göre düzen kurmak” şeklinde tarif edeb...

IMF'siz Yarım IMF Programının Bedeli

Resim
  IMF’siz Yarım IMF Programı   İkinci Dünya Savaşının son günlerinde ABD’de düzenlenen Bretton Woods Konferansı ile bugün çatırdayan küresel ekonomi düzeninin temelleri atıldı. Bu düzenin iki temel taşını Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası oluşturdu.  IMF’ye küresel ekonominin sorun yaşamadan seyrini sağlamak, Dünya Bankasına ise harp sonrası yeniden inşa faaliyetlerini finanse etme görevleri verildi. (Bkz. A. Söylemezoğlu, Küresel Ekonomi Düzeni Kurumlar ve Kurallar, Remzi Kitabevi 2020 ). Bretton Woods Konferansında IMF’ye verilen en önemli görev ülkelerin dış ödemeler dengesinde yaşayacağı sorunlar neticesinde temerrüde (bir başka deyişle default diye tarif edilen dış yükümlülüklerini yerine getirememe durumu) düşmelerini önlemekti.  IMF’nin görev tarifinde bilhassa ABD’nin dolar ve altın arasındaki ilişkiyi resmen kopardığı 1971’de önemli değişiklikler olmasına rağmen IMF’nin dış dengesinde sorun yaşayan ülkelere yardım görevinde bir değişikli...

ABD Anayasa Mahkemesi Gümrükler Konusunda Trump'a "Yetkin Yok" Dedi: Neden ve Ne Olacak?

  Amerikan Anayasa Mahkemesi ( Supreme Court) Trump’ın yaptığı gümrük tarifesi artırımlarını anayasaya aykırı buldu ve iptal etti.   Trump Anayasa Mahkemesi hakimlerini de doğrudan hedef alan çok ağır bir tepki verdi. Bu kararın ardından şu sorular sorulmaya başlandı: a)       Neden böyle bir karar alındı? b)       Şimdiye kadar tahsil edilen gümrük vergileri iade edilecek mi? c)       Trump’ın yüksek tarifelerinden zarar gören ülkeler bu karardan nasıl etkilenir? d)       Şimdi ne olacak? Bu soruları aşağıda cevaplamaya çalıştım: Neden böyle bir karar alındı? Kararın temelinde Amerikan devlet sisteminde çok sıkı uygulanan Kuvvetler Ayrılığı prensibi yatar.   Halktan para toplamak ve toplanan paranın harcamasına karar vermek yasama organı olan Kongre’ye aittir. Bu konu ABD anayasasında açıkça belirtilmiştir. Kanunsuz bir para toplanamaz kanuni bir dayanağı ol...