Kayıtlar

Başlarken

Merhaba, Küresel Ekonomi Düzeni Kurumlar ve Kurallar isimli kitabımın Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmasından kısa bir süre sonra çok farklı çevrelerde ilgi görmesi beni çok memnun etti. Birçok okuyucunun benimle temasa geçmek istemesi ve farklı konularda da sorular yöneltmesi üzerine etkin bir iletişim kanalına ihtiyaç duydum.  Bu blog’u bu amaçla hazırladım.  Umarım yararlı olur. Burada kitapla ilgili konularda sizlerle iletişim içerisinde olurken içinde bulunduğumuz zamana ait konularda da dikkatimi çeken hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.  Paylaşacağım bilgileri ve fikirleri hayatın bana tahsis ettiği pencereden gördüklerimin şekillendirdiği şüphesizdir.  O bakımdan benim penceremi biraz olsun tarif etmek istiyorum. Sivas’tan başlayan ve beni dünyanın muhtelif yerlerine sürükleyen eğitim ve meslek yaşamım sayesinde devasa ekonomik, sosyolojik ve politik problemlerle yüz yüze geldim.  Çok değişik geleneklerden gelen ve farklı coğrafyalarda yaşayan in...

IMF'siz Yarım IMF Programının Bedeli

Resim
  IMF’siz Yarım IMF Programı   İkinci Dünya Savaşının son günlerinde ABD’de düzenlenen Bretton Woods Konferansı ile bugün çatırdayan küresel ekonomi düzeninin temelleri atıldı. Bu düzenin iki temel taşını Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası oluşturdu.  IMF’ye küresel ekonominin sorun yaşamadan seyrini sağlamak, Dünya Bankasına ise harp sonrası yeniden inşa faaliyetlerini finanse etme görevleri verildi. (Bkz. A. Söylemezoğlu, Küresel Ekonomi Düzeni Kurumlar ve Kurallar, Remzi Kitabevi 2020 ). Bretton Woods Konferansında IMF’ye verilen en önemli görev ülkelerin dış ödemeler dengesinde yaşayacağı sorunlar neticesinde temerrüde (bir başka deyişle default diye tarif edilen dış yükümlülüklerini yerine getirememe durumu) düşmelerini önlemekti.  IMF’nin görev tarifinde bilhassa ABD’nin dolar ve altın arasındaki ilişkiyi resmen kopardığı 1971’de önemli değişiklikler olmasına rağmen IMF’nin dış dengesinde sorun yaşayan ülkelere yardım görevinde bir değişikli...

ABD Anayasa Mahkemesi Gümrükler Konusunda Trump'a "Yetkin Yok" Dedi: Neden ve Ne Olacak?

  Amerikan Anayasa Mahkemesi ( Supreme Court) Trump’ın yaptığı gümrük tarifesi artırımlarını anayasaya aykırı buldu ve iptal etti.   Trump Anayasa Mahkemesi hakimlerini de doğrudan hedef alan çok ağır bir tepki verdi. Bu kararın ardından şu sorular sorulmaya başlandı: a)       Neden böyle bir karar alındı? b)       Şimdiye kadar tahsil edilen gümrük vergileri iade edilecek mi? c)       Trump’ın yüksek tarifelerinden zarar gören ülkeler bu karardan nasıl etkilenir? d)       Şimdi ne olacak? Bu soruları aşağıda cevaplamaya çalıştım: Neden böyle bir karar alındı? Kararın temelinde Amerikan devlet sisteminde çok sıkı uygulanan Kuvvetler Ayrılığı prensibi yatar.   Halktan para toplamak ve toplanan paranın harcamasına karar vermek yasama organı olan Kongre’ye aittir. Bu konu ABD anayasasında açıkça belirtilmiştir. Kanunsuz bir para toplanamaz kanuni bir dayanağı ol...

Türk Ekonomisi Stratejik Aklı Arıyor

  TÜRK EKONOMİSİ STRATEJİK AKLI ARIYOR AB'nin Mercosur ve Hindistan ile yaptığı son ticaret anlaşmaları yürürlüğe girdiğinde Türk Sanayisinin AB pazarlarında bu ülkelere karşı en önemli rekabet avantajını ortadan kalkacak.   Böylece, Türk sanayisi ihracatının yaklaşık yarısını yaptığı AB pazarında en önemli rakiplerine karşı korumasız kalacak. Mercosur anlaşmasının ne zaman yürürlüğe gireceği henüz belli değil. Fakat, Hindistan ile yapılan anlaşmanın 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Türk ihraç ürünleri için hayati önem taşıyan bu anlaşmalar görüşülürken sadece Türk yetkililer değil sektör temsilcisi kuruluşlar da neredeyse sessiz kaldı.   Ancak Hindistan anlaşmasının açıklanmasından sonra tepkiler ortaya çıkmaya başladı.   Tek resmi tepki ise Dışişleri Bakanlığından geldi ve Türkiye – AB Gümrük Birliği Anlaşması'nı "güncelleme" isteğini tekrar etti. Ne Maliye ne Ticaret Bakanlığından bu konuda bir yorum veya analiz duymadık. "Güncelleme" konusu on...

GİZLENEN KAMU AÇIKLARI : QUASI-FISCAL DEFICIT

  Birisi 1973 de diğeri 1988’de tamamlanmış Boğaz Köprülerinin ve yıllar önce yapılmış otoyolların satılacağı söylentilerine karşı büyük tepkiler var. Söz konusu olan köprü ve otoyolları satmak esas itibarı ile devletin gelecek yıllarda kazanacağı geliri satmaktır. Buna eskiler ‘iltizam’ derlerdi, ticaret erbabının da ‘senet kırdırmak’ dediği türden işlem gibidir. Bu tip işlemler genelde bütçe ihtiyacına binaen yapılır ve temel motivasyonu borçlanmayı azaltmaktır .   Daha doğrusu ‘borçlanmadan harcamanın’ kestirme yoludur. Yol hem kestirmedir hem de caziptir. Açık saklanır ve olduğundan daha az gözükür. Bütçe açıklarını saklamak sadece belli gelirlerin kırdırılması ile sınırlı değildir.   Birçok başka mekanizma da vardır. Çeşitli şekillerde saklanan açıkların tümüne ‘ quasi fiscal deficit ” denir. Bu teknik tabirin Türkçeye ‘yarı mali açık’ şeklinde çevrildiğini görüyorum ki bu doğru bir tercüme değildir. Daha doğrusu ‘Adeta mali açık’ demek olur. Zira, ortada pek yar...

Türkiye Neden Gri Listeden Çıkarılmadı ve Ne Yapması Gerek?

Mali Eylem Görev Gücü ( Financial Action Task Force -FATF) 21 Ekim 2021’de Türkiye’yi gri liste olarak bilinen Yüksek Denetim Altına Alınmış Ülkeler ( Jurisdictions under Increased Monitoring ) arasına koymuştu. Bu karara hükümetimiz kuvvetli bir şekilde itiraz etmişti. Fakat, FATF’e verilen resmi cevapta kararın gerekçesinin dayandırıldığı hususlarda Türkiye’nin eksikliklerini gidereceğini ve gri listeden Türkiye’nin çıkarılması için FATF ile yakın iş birliğine gideceğini bildirmişti.  Dolayısı ile resmi cevabımız kamuoyuna yapılan açıklamalara nispeten çok daha makul bir içerik ihtiva ediyordu.  (FATF hakkında özet bilgiler ve gri listeye alınmamızın muhtemel sonuçlarını FATF kararının ardından bir blog yazımda anlatmıştım. Bkz.  https://ahmetsoylemezoglu.blogspot.com/2021/10/mali-eylem-gorev-gucu-financial-action.html Ayrıca  FATF hakkında geniş bilgiyi  benim Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan " Küresel Ekonomi Düzeni, Kurumlar ve Kurallar " isimli kitabım...

Depreme Dayanıklı Yapı için Finans Kıskaçı

Resim
Deprem’de ortaya çıkan tahribatın binaların usulüne uygun şekilde yapıldığı takdirde büyük ölçüde önlenebileceği konusunda şüphe yok.  Ayrıca, bu konudaki yönetmeliklerin de yeterli olduğuna dair de genel bir kanı var. Dolayısı ile ortaya çıkan felakette en önemli sebep bu yönetmeliklerin uygulanmasında ciddi sorunlar olduğu ve büyük ölçüde uygulanmadığı aşikâr. Ülkemizde kanunların ve kuralların birçok alanda yeterli ve etkili bir şekilde uygulanmadığı da bir gerçek.  Sıklıkla kamu otoritesinin muhtelif aflar çıkarmasında da uygulamadaki yetersizlikler büyük rol oynuyor. Büyük boyutlarda zamanla ortaya çıkan kanunsuzluk ve kural dışılık halleri bu aflarla hukuken meşru konuma getiriliyor.  Her türlü düzenleme ve denetleme esasen yurttaş ile bir kamu otoritesini karşı karşıya getirir.  Kamu otoritesi kurallara uymayı ceza yoluyla sağlamaya çalışır. Ceza kesmek de cezaya muhatap olmak da hiç hoş değildir.  Dolayısı ile kanunların ve kuralların uygulanmasına büyük...