Kayıtlar

Başlarken

Merhaba, Küresel Ekonomi Düzeni Kurumlar ve Kurallar isimli kitabımın Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmasından kısa bir süre sonra çok farklı çevrelerde ilgi görmesi beni çok memnun etti. Birçok okuyucunun benimle temasa geçmek istemesi ve farklı konularda da sorular yöneltmesi üzerine etkin bir iletişim kanalına ihtiyaç duydum.  Bu blog’u bu amaçla hazırladım.  Umarım yararlı olur. Burada kitapla ilgili konularda sizlerle iletişim içerisinde olurken içinde bulunduğumuz zamana ait konularda da dikkatimi çeken hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.  Paylaşacağım bilgileri ve fikirleri hayatın bana tahsis ettiği pencereden gördüklerimin şekillendirdiği şüphesizdir.  O bakımdan benim penceremi biraz olsun tarif etmek istiyorum. Sivas’tan başlayan ve beni dünyanın muhtelif yerlerine sürükleyen eğitim ve meslek yaşamım sayesinde devasa ekonomik, sosyolojik ve politik problemlerle yüz yüze geldim.  Çok değişik geleneklerden gelen ve farklı coğrafyalarda yaşayan in...

Türk Ekonomisi Stratejik Aklı Arıyor

  TÜRK EKONOMİSİ STRATEJİK AKLI ARIYOR AB'nin Mercosur ve Hindistan ile yaptığı son ticaret anlaşmaları yürürlüğe girdiğinde Türk Sanayisinin AB pazarlarında bu ülkelere karşı en önemli rekabet avantajını ortadan kalkacak.   Böylece, Türk sanayisi ihracatının yaklaşık yarısını yaptığı AB pazarında en önemli rakiplerine karşı korumasız kalacak. Mercosur anlaşmasının ne zaman yürürlüğe gireceği henüz belli değil. Fakat, Hindistan ile yapılan anlaşmanın 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Türk ihraç ürünleri için hayati önem taşıyan bu anlaşmalar görüşülürken sadece Türk yetkililer değil sektör temsilcisi kuruluşlar da neredeyse sessiz kaldı.   Ancak Hindistan anlaşmasının açıklanmasından sonra tepkiler ortaya çıkmaya başladı.   Tek resmi tepki ise Dışişleri Bakanlığından geldi ve Türkiye – AB Gümrük Birliği Anlaşması'nı "güncelleme" isteğini tekrar etti. Ne Maliye ne Ticaret Bakanlığından bu konuda bir yorum veya analiz duymadık. "Güncelleme" konusu on...

GİZLENEN KAMU AÇIKLARI : QUASI-FISCAL DEFICIT

  Birisi 1973 de diğeri 1988’de tamamlanmış Boğaz Köprülerinin ve yıllar önce yapılmış otoyolların satılacağı söylentilerine karşı büyük tepkiler var. Söz konusu olan köprü ve otoyolları satmak esas itibarı ile devletin gelecek yıllarda kazanacağı geliri satmaktır. Buna eskiler ‘iltizam’ derlerdi, ticaret erbabının da ‘senet kırdırmak’ dediği türden işlem gibidir. Bu tip işlemler genelde bütçe ihtiyacına binaen yapılır ve temel motivasyonu borçlanmayı azaltmaktır .   Daha doğrusu ‘borçlanmadan harcamanın’ kestirme yoludur. Yol hem kestirmedir hem de caziptir. Açık saklanır ve olduğundan daha az gözükür. Bütçe açıklarını saklamak sadece belli gelirlerin kırdırılması ile sınırlı değildir.   Birçok başka mekanizma da vardır. Çeşitli şekillerde saklanan açıkların tümüne ‘ quasi fiscal deficit ” denir. Bu teknik tabirin Türkçeye ‘yarı mali açık’ şeklinde çevrildiğini görüyorum ki bu doğru bir tercüme değildir. Daha doğrusu ‘Adeta mali açık’ demek olur. Zira, ortada pek yar...

Türkiye Neden Gri Listeden Çıkarılmadı ve Ne Yapması Gerek?

Mali Eylem Görev Gücü ( Financial Action Task Force -FATF) 21 Ekim 2021’de Türkiye’yi gri liste olarak bilinen Yüksek Denetim Altına Alınmış Ülkeler ( Jurisdictions under Increased Monitoring ) arasına koymuştu. Bu karara hükümetimiz kuvvetli bir şekilde itiraz etmişti. Fakat, FATF’e verilen resmi cevapta kararın gerekçesinin dayandırıldığı hususlarda Türkiye’nin eksikliklerini gidereceğini ve gri listeden Türkiye’nin çıkarılması için FATF ile yakın iş birliğine gideceğini bildirmişti.  Dolayısı ile resmi cevabımız kamuoyuna yapılan açıklamalara nispeten çok daha makul bir içerik ihtiva ediyordu.  (FATF hakkında özet bilgiler ve gri listeye alınmamızın muhtemel sonuçlarını FATF kararının ardından bir blog yazımda anlatmıştım. Bkz.  https://ahmetsoylemezoglu.blogspot.com/2021/10/mali-eylem-gorev-gucu-financial-action.html Ayrıca  FATF hakkında geniş bilgiyi  benim Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan " Küresel Ekonomi Düzeni, Kurumlar ve Kurallar " isimli kitabım...

Depreme Dayanıklı Yapı için Finans Kıskaçı

Resim
Deprem’de ortaya çıkan tahribatın binaların usulüne uygun şekilde yapıldığı takdirde büyük ölçüde önlenebileceği konusunda şüphe yok.  Ayrıca, bu konudaki yönetmeliklerin de yeterli olduğuna dair de genel bir kanı var. Dolayısı ile ortaya çıkan felakette en önemli sebep bu yönetmeliklerin uygulanmasında ciddi sorunlar olduğu ve büyük ölçüde uygulanmadığı aşikâr. Ülkemizde kanunların ve kuralların birçok alanda yeterli ve etkili bir şekilde uygulanmadığı da bir gerçek.  Sıklıkla kamu otoritesinin muhtelif aflar çıkarmasında da uygulamadaki yetersizlikler büyük rol oynuyor. Büyük boyutlarda zamanla ortaya çıkan kanunsuzluk ve kural dışılık halleri bu aflarla hukuken meşru konuma getiriliyor.  Her türlü düzenleme ve denetleme esasen yurttaş ile bir kamu otoritesini karşı karşıya getirir.  Kamu otoritesi kurallara uymayı ceza yoluyla sağlamaya çalışır. Ceza kesmek de cezaya muhatap olmak da hiç hoş değildir.  Dolayısı ile kanunların ve kuralların uygulanmasına büyük...

Kredi Teminatları ile İlgili Mevzuat

Bankaların kredi işlemlerinde belli bir teminat verilmesi gerekli olmamakla beraber özellikle büyük miktarlı ve uzun vadeli kredilerde kredinin miktarı, gayesi, cinsi ve vadesi gibi genel ve krediye ilişkin olabilecek özel şartlara uygun bir teminat aranması doğaldır.  En yaygın olarak kullanılan teminat türlerin başında da gayrimenkul ipoteği gelmektedir. Son günlerde kredi verirken teminat aranması ve teminatın niteliği konusunda herhangi bir mevzuat olup olmadığı konusunda sorulara muhatap oluyorum.  Özellikle, imara müsait olmayan örneğin yeşil alan, spor alanı, ibadet alanı, deprem toplanma alanı olarak belirtilmiş yerlerin teminat olarak kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı güncel bir soru olarak karşımıza çıkıyor .  Bu sorulara aşağıda cevap vermeye çalışacağım. Kredi İşlemlerine Dair Uluslararası ve Yerel Mevzuat  Bankaların aldığı en büyük risk kredi işlemleri vasıtası ile olur.  Bu yüzden kredi işlemlerine dair çok geniş bir mevzuat vardır.  Bu ...

Ekonomi Politikalarında Ne Değişti?

Resim
Türk lirasında oluşan tarihi değer kayıplarının ardından ekonomi yönetiminden Türkiye'nin artık başka bir ekonomi politikası uygulamaya başladığı ve bunun sonucunda her şeyin daha iyi olacağı şeklinde sözler duyduk.  Peki, ekonomi politikasında ne değişti? İşte bu sorunun cevabını aşağıda vermeye çalışacağım. 18 Kasım’dan bu yana döviz kurunda yaşananlar özellikle de 23 Kasım Salı günü liranın değerindeki rekor düşüş şüphesiz iktisat tarihimizde önemli bir yer alacak ve ileride araştırmalara ve tezlere konu olacaktır. Liranın değerindeki bu hızlı düşüşün ana sebebi TCMB’nın politika faizini %1 indirerek düşük faiz politikasına devam edeceği sinyalini verdiği 18 Kasım kararının yanı sıra bizzat TCMB Başkanı tarafında dillendirilen enflasyonun ancak cari açığın azaltılması ile önleneceği görüşü ve bunu destekleyen hükümet çevrelerinden yapılan açıklamalardır. Tüm bunlara bakıldığında Türk lirasının değerinin düşüşüne kayıtsız kalacak ve hatta daha da düşmesini isteyen bir Merkez Bank...

Mali Eylem Görev Gücü - Financial Action Task Force ve Türkiye'nin Gri Listeye Alınması

Resim
Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force - FATF) dün yaptığı genel kurul toplantısının ardından Türkiye'nin "Gri" listeye alındığını açıkladı.  Bu önemli sonuçlar doğuracak bir karardır.  Aşağıda anlattığım gibi kuruluşundan bu yana içinde yer aldığımız, tüm metot ve ilklerinde katkımız ve onayımız bulunan bu kurum tarafından bu tip bir muameleye maruz kalmak kolay kabul edilecek bir şey değildir. Bu kararın ardından kamuoyunda bu pek fazla bilinmeyen örgüt hakkında bir takım sorular sorulmaya başlandı.  Burada bu örgüt hakkında bazı temel bilgileri vermeye çalışacağım ayrıca bu kararın muhtemel sonuçlarına değineceğim. Bu örgüt hakkında çok daha detaylı bilgiyi benim Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan " Küresel Ekonomi Düzeni, Kurumlar ve Kurallar " isimli kitabımda bulabilirsiniz.   Bu arada FATF kararının sürpriz olmadığını, kitabımda da bahsettiğim gibi  2019'dan bu yana Türkiye'nin bu konuda ikaz edildiğini de belirtelim.    Mali ...

TURKISH PPPI EXPERIENCE CASTS LONG AND DARK SHADOWS ON PPPI MODEL

Resim
Yavuz Sultan Selim Bridge at the northern tip of Bosphorus. Copyright: Ahmet Söylemezoğlu A large volume of infrastructure has been built based on the Public-Private-Partnership (PPPI) model in many countries. These projects offer important lessons and insights about this model. Among the many countries which have used the PPPI instrument, Turkey has a distinct place as it relied on the PPPI model heavily, perhaps more than any other emerging market and/or middle income country. Turkish experience is noteworthy not only in terms of its volume but also in terms of its breadth as Turkish PPPI projects spreads virtually over all sectors. This blog after some remarks about the PPPI projects and some of the pitfalls associated with them provides a comparative picture of the scale of PPPI projects in Turkey with those of in China, India Brazil, Indonesia, Philippines, Mexico, Thailand and Malaysia. It concludes with some of the lessons emerging from the Turkish experience.   Factors...