Ekonomi Politikalarında Ne Değişti?

Türk lirasında oluşan tarihi değer kayıplarının ardından ekonomi yönetiminden Türkiye'nin artık başka bir ekonomi politikası uygulamaya başladığı ve bunun sonucunda her şeyin daha iyi olacağı şeklinde sözler duyduk.  Peki, ekonomi politikasında ne değişti? İşte bu sorunun cevabını aşağıda vermeye çalışacağım.

18 Kasım’dan bu yana döviz kurunda yaşananlar özellikle de 23 Kasım Salı günü liranın değerindeki rekor düşüş şüphesiz iktisat tarihimizde önemli bir yer alacak ve ileride araştırmalara ve tezlere konu olacaktır.

Liranın değerindeki bu hızlı düşüşün ana sebebi TCMB’nın politika faizini %1 indirerek düşük faiz politikasına devam edeceği sinyalini verdiği 18 Kasım kararının yanı sıra bizzat TCMB Başkanı tarafında dillendirilen enflasyonun ancak cari açığın azaltılması ile önleneceği görüşü ve bunu destekleyen hükümet çevrelerinden yapılan açıklamalardır. Tüm bunlara bakıldığında Türk lirasının değerinin düşüşüne kayıtsız kalacak ve hatta daha da düşmesini isteyen bir Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi tablosu görülmektedir.  Bir anlamda liranın ipi çözülmüş gibi bir durum söz konusudur.

Yukarıda çizilen tablo ve uygulandığı söylenen politikalar adeta “çok değerlenmiş bir Türk lirası varmış da bunun ceremesini çekiyoruz” gibi bir iddia içermektedir.  Peki bu doğru mudur?  Bu soruya cevap vermek için reel efektif kur haddine (Real Effective Exchange Rate) bakabiliriz.  Reel efektif kur hadleri bir ülkenin enflasyonu ile ticaret yaptığı ülkelerdeki enflasyon hadlerini karşılaştırılarak hesaplanan bir endekstir.  Eğer bir ülkenin parasının değeri ülkedeki enflasyon ile diğer ülkelerdeki enflasyon farkına eşit bir şekilde değer buluyorsa reel kur haddi 100 kabul edilir.  Eğer, kur enflasyon farkının üzerinde ise ülkenin parası reel olarak değer kazanmış olur (endeks 100’ün üzerinde olur).  Bu durumda ülkenin ihraç ettiği mal ve hizmetler diğer ülkelerdeki alıcılara pahalı gelmeye başlar. Aksi takdirde ise, para reel olarak değer kaybetmiş olur (endeks 100’ün altına iner) ve ülkenin mal ve hizmetleri diğer ülke vatandaşlarına ucuz gelmeye başlar. 





Kaynak: Bank for International Settlements (BIS)


Yukarıdaki tablo Türk lirasının reel kur haddinin son on yıllık seyrini gösteriyor.  Bu tablodan da görüldüğü üzere Türk lirasının reel kur haddi son on yılda hiçbir zaman ticaret yaptığı diğer ülkelere göre daha pahalı olmamıştır.  Son beş yılda ise ortalama olarak yaklaşık %35 daha ucuzlamış gözükmektedir. Üstelik Türk lirasının göreceli olarak ucuzlaması son yedi yılda istikrarlı bir şekilde sürmüştür.  Dolayısı ile ortada haddinden fazla değerli bir para olmadığı gibi aksine sürekli olarak değer kaybeden bir para vardır. Nitekim Türk lirasının reel kur haddi son otuz yılın en düşük seviyelerindedir. 

Tablo böyleyken aslında yapılan bir politika değişikliği değil, Merkez Bankasının epeydir pratik olarak uygulamadığı enflasyon hedeflemesinden vaz geçtiğin resmen duyurmasıdır.  Zira, zaten Türk lirası sürekli bir şekilde reel olarak değer kaybetmekteydi.  Değişen tek şey bu söylemlerin ve yapılanların TCMB'nın Türk lirasının değerini korumak için harekete geçebileceğine dair en ufak bir ihtimalin dahi ortadan kaldırmasıdır.  

Enflasyonu cari açığı düşürerek düşüreceğiz söylemi ise adeta kanuni bir zorunluluktan doğmaktadır. Zira, Merkez Bankasının asli görevi enflasyonu kontrol etmektir.  Cari açığı düşürmek şeklinde bir görev tarif edilmemiştir. Dolayısı ile TCMB Türk lirasını düşüşüne kayıtsız kalarak enflasyonu kontrol görevini yaptığını belirtmektedir. Bunda başarı şansı ve ihtimali nedir sorusuna, liranın reel olarak sürekli değer kaybettiği son on yıldaki tecrübelerimiz bir ışık tutabilir.  Gerek nominal ve gerekse reel kur hadlerinde yaşanan tarihi düşüşün ne ihracatımıza ne de cari açığımıza pek bir yardımı olmadığı konusunu ise başka blog yazımda detaylı anlatmıştım.


Video Anlatım için https://youtu.be/iqDiJaEhnno


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye Neden Gri Listeden Çıkarılmadı ve Ne Yapması Gerek?

Düşük kur rekabet gücümüzü artırdı mı?

Bankalar istediklerine istedikleri kadar kredi verebilirler mi? Kredi Riski, Büyük Krediler, Limitler ve Denetim