ABD Anayasa Mahkemesi Gümrükler Konusunda Trump'a "Yetkin Yok" Dedi: Neden ve Ne Olacak?
Amerikan Anayasa
Mahkemesi (Supreme Court) Trump’ın yaptığı gümrük tarifesi artırımlarını
anayasaya aykırı buldu ve iptal etti. Trump
Anayasa Mahkemesi hakimlerini de doğrudan hedef alan çok ağır bir tepki verdi.
Bu kararın ardından şu sorular sorulmaya başlandı:
- a)
Neden
böyle bir karar alındı?
- b)
Şimdiye
kadar tahsil edilen gümrük vergileri iade edilecek mi?
- c)
Trump’ın
yüksek tarifelerinden zarar gören ülkeler bu karardan nasıl etkilenir?
- d)
Şimdi
ne olacak?
Bu soruları aşağıda
cevaplamaya çalıştım:
Neden böyle
bir karar alındı?
Kararın temelinde
Amerikan devlet sisteminde çok sıkı uygulanan Kuvvetler Ayrılığı prensibi
yatar. Halktan para toplamak ve toplanan
paranın harcamasına karar vermek yasama organı olan Kongre’ye aittir. Bu konu
ABD anayasasında açıkça belirtilmiştir. Kanunsuz bir para toplanamaz kanuni
bir dayanağı olmayan harcama yapılamaz. Bunun için de kanun çıkarmak
gerekir. Kanunları da Kongre yapar.
Gümrük tarifeleri
de esasen bir vergi türü olduğu için yukarıda bahsedilen prensip gümrük tarifeleri
için de geçerlidir.
ABD Kongresi gümrükler
üzerindeki yetkisini kullanmakta son derece titizdir. Örneğin, 1944’de Bretton
Woods Konferansında ABD hükümeti Uluslararası Ticaret Örgütü (ITO –
International Trade Organization) kurulması kararını aldırdı. ITO anlaşması Havana’da
imzalandı ama ABD Kongresi Roosevelt yönetiminin çok istediği ve birçok ülkeye
de kabul ettirdiği bu anlaşmayı onaylamadı. Böylece ITO kurulamadı (Bu konu
hakkında bkz. Küresel Ekonomi Düzeni, Kurumlar ve Kurallar, A. Söylemezoğlu,
Remzi Kitabevi)
Bu arada, gümrük
tarifeleri hakkında çok yaygın bazı yanlış kanaatleri düzeltmek gerekir. Her şeyden önce gümrük vergilerini malı satan
değil satın alan öder. Dolayısı ile artan gümrük vergilerini Çinliler veya başka
ihracatçı ülkeler doğrudan ödemez. Bu
özelliği ile gümrük vergisi vatandaştan alınan vergidir. Gümrük tarifesi ise gümrük
vergisinin nispetini veya miktarını belirten bir cetveldir. Bu cetveldeki miktarları
değiştirmek ise esasen alınacak verginin miktarını değiştirmek anlamına gelir
ki bu da ABD Kongresinin yetkisine girer.
Gümrük
vergilerini daha iyi anlamak için ülkemizden bir örnek verelim: Türkiye’de
otomobil veya lüks mal ithalatındaki yüksek gümrük vergilerini Alman oto
üreticisi veya Fransız lüks ayakkabı üreticisi değil, doğrudan Türk tüketici
öder. Yüksek gümrükler fiyatları artırırken mallara talebi düşürebilir,
satıcının (ihracatçının) zararı da işte bu azalan taleptir.
Şimdiye kadar
ödenen vergiler iade edilecek mi?
Kararda Amerikan Anayasa
Mahkemesi, ABD Başkanının gümrük tarifelerini artırmak yetkisi olmadığını
belirtmiştir. Dolayısı ile şimdiye kadar
tahsil edilen vergiler de kanuni dayanağı olmadan tahsil edilmiş vergi
konumundadır. Bu vergileri ödeyenler şüphesiz kendilerinden kanunsuz olarak
tahsil edilen bu vergilerin iadesini isteyecektir. Bu artık ABD’nin iç hukuk sistemi içerisinde
çözülecektir.
Burada şunun
tekrar altını çizelim: ABD hükümetinin ne Çin’e ne de başka bir ihracatçı
ülkeye para iade etmesi söz konusu değildir. Zira, yukarıda da belirttiğim gibi
gümrük vergileri ödeyen ABD’li ithalatçı kişi, kurum ve kuruluşlardır.
Trump’ın yüksek
tarifelerinden zarar gören ülkeler ne yapabilir?
Dünya ticaret
rejimi esasen Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde düzenlenmektedir. Halen
aralarında ABD ve Çin’in de bulunduğu 164 ülke bu örgütün üyesidir. Ülkeler aralarındaki
ihtilafları DTÖ bünyesindeki İhtilaf Çözüm mekanizmasına (Dispute Settlement)
götürebilir. Nitekim, ABD ve Çin aralarındaki ihtilafları yüzlerce defa bu
mekanizmaya götürmüştür. Biz de muhtelif defalar ABD’nin özellikle demir-çelik
ihracatımıza getirdiği kısıtlamaları bu mekanizmaya götürdük.
Trump’ın gümrük tarifeleri
ile ilgi uygulamalarının hali hazırdaki kuralları ihlal ettiğini düşünen
ülkeler ABD hakkında DTÖ bünyesindeki ihtilaf çözüm mekanizmasına şikâyet edip tazminat
talep edebilir. Bu tazminatın hukuki dayanağına ‘injury’ denir. Bu
yol tüm ülkelere ABD anayasa mahkemesinin son kararından bağımsız olarak zaten
açıktı ve halen de açık. Aslında, DTÖ
açısından ABD anayasa mahkemesi kararı ABD’nin iç hukuk meselesidir.
Sonuç olarak,
Trump’ın gümrük tarifelerinden zarar gördüğünü iddia eden ülkelerin müracaat
edecekleri yer DTÖ’dür. Bu yolun ABD Anayasa mahkemesi kararı ile bir ilişkisi
bulunmamaktadır. Ülkeler diledikleri zaman diledikleri konuda bu yola başvurabilirler.
Şimdi ne olacak?
Şimdi ne
olacağını ABD iç hukuku, siyasi gelişmeler ve Trump’ın mahkeme kararı
karşısındaki tutumu tayin edecektir. Bu kararın altında Cumhuriyetçi olarak
bilinen 3 hâkimin de imzası vardır. Bunlardan birisi mahkeme başkanı J. Roberts
diğerleri Trump’ın atadığı N. Gorsuch ve A.C. Barett’dir. Özellikle Gorsuch’un karara ek yazdığı kanaat
notunda Trump’ın tasarruflarının ABD devlet sisteminin temelini sarstığını, bu
konuların tek bir adamın veya grubun keyfine bırakılamayacak kadar önemli
olduğunu söyleyen ağır ifadeler var. Ayrıca, Cumhuriyetçi partiden serbest
ticaret yanlısı bazı Kongre üyeleri de kararı detekleyen açıklamalar
yapmıştır. Dolayısı ile bu konuda Cumhuriyetçi parti üyeleri topluca Trump’ın desteklememektedir.
Trump özellikle kendi atadığı hakimlerin böyle bir karara imza atmasına olan
kızgınlığı doğrudan onları hedef alan hatta hakarete varan sözlerle ifade etti
ki bu tip ifadeler şimdiye kadar duyulmuş ve görülmüş şeyler değildi. Sadece bu
karar değil karara verilen tepki de ABD’nin önümüzdeki günlerdeki iç siyasetini
etkileyecek boyuttadır.
Trump büyük bir
ihtimal ile bu konuda direnmeye çalışacak, bazı istisnai hallerde başkana
tanınan yetkiler çerçevesinde bazı tarife artışlarını korumaya çalışacaktır.
Konu tekrar yargıya götürülecektir. Sonuç nereye gider kestirmek zor ama Trump’ın
bu konuda eskisi kadar rahat olamayacağı da aşikardır. Bu karar ABD’nin
giriştiği ve kendisine de zarar verdiği açıkça görülen bir ticaret savaşından
vaz geçmesi için bir mazeret de olabilir. Böylece, daha sakin bir dünya ticaret
ortamı tesis edilebilinir.
Dünya’daki jeopolitik
dengeler ve küresel ekonomik sistemin temel yapısı üzerinde çok kuvvetli yıkıcı
rüzgarlar esiyor. Kaotik bir duruma sürükleniyoruz. Bu güçlü rüzgarlar yeni bir
denge mi ortaya çıkaracak yoksa yeni denge bu rüzgarların her şeyi yıktığı bir
durumdan mı çıkacak? Temel soru bu.
Yorumlar
Yorum Gönder